İçeriğe geç

Keklik kaç TL ?

Merhaba! Radyoumut sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “Keklik kaç TL” var.

İki Keklik Atatürk’ün Sevdiği Şarkı mı? Yoksa Bizim Kahve Sohbeti mi?

İzmir’in o meşhur sahilinde yürüyüş yaparken aklıma takılan şeylerden biri de şu oldu: “İki Keklik Atatürk’ün sevdiği şarkı mı?” Yani, ciddi ciddi düşündüm. Hayır, biliyorum, kafayı yedim gibi geliyor ama dur, açıklayayım. Arkadaş grubumuzda bu konu açılınca herkes bir anda ciddileşti. Hani derler ya, “Abi, ciddi olalım,” işte o an biz ciddiydik. Ama tabii ben hemen içimden gülmeye başladım. Çünkü kim ciddi kalabilir ki “İki Keklik” gibi bir şarkı meselesi üzerinde kafa yorarken?

O Sabah ve Kahve Krizi

Sabah kalktım, kahve yaptım. Kahve yaparken kendime sordum: “Ya, gerçekten Atatürk böyle bir şarkıyı sever miydi?” Kahve makinesi tıkır tıkır çalışıyor, ben düşüncelere daldım. İç sesim bir anda devreye girdi:

— “Sen hâlâ böyle şeylerle mi uğraşıyorsun? Daha ciddi işler var!”

— “Hadi canım, bir insan kahvesini içerken hayal kuramaz mı?” diye cevap verdim kendime.

Sonra kahvemi alıp balkona çıktım, İzmir rüzgârı saçlarımı savuruyor, martılar bağırıyor. Dedim ki, bu şarkı meselesini biraz gündelik hayatla birleştirelim. Mesela, sabah otobüste bir kadının “İki Keklik”i mırıldanması ve benim gözlerimin kocaman açılması anı. İçimdeki küçük esprili ben hemen şunları düşündü:

— “Tamam, bu ya modern zamanın Atatürk hayranı ya da gerçekten melodiyi seven biri. İkisi de mümkün.”

Arkadaş Sohbetlerinde “İki Keklik”

Öğlen, arkadaşlarla buluştuk. Konu bir anda müzik zevkine geldi. Burada ciddi ciddi şunu fark ettim: “İki Keklik Atatürk’ün sevdiği şarkı mı?” sorusu bir bahane. Asıl mesele, insanların müzikle kurduğu bağ. Bir arkadaşım dedi ki:

— “Abi, bence Atatürk rock dinlemezdi.”

— “Haklısın,” dedim, “ama düşün, Türk müziği de vardı, belki de gizli bir ‘İki Keklik’ sevdalısıydı.”

Ve işte o anda, herkes gülmeye başladı. Ben de tabii ki kendi kendime düşündüm: “İzmir’de 25 yaşında, espri yapan, ama gizlice her şeyi düşünen bir genç olarak, bunu nasıl normalleştirebilirim?”

Sokak Lambası Altında İçsel Diyaloglar

Akşamüstü sahile çıktım, sokak lambasının altında yürürken kafamda tekrar o soru: “İki Keklik Atatürk’ün sevdiği şarkı mı?” Yani bu soruyu soran kişi ben olsam da, bir yandan kendime kızıyorum. İçsel diyalog başlıyor:

— “Gerçekten merak mı ediyorsun, yoksa sadece espri yapmak mı istiyorsun?”

— “İkisi de aslında,” dedim. “Espri yaparken düşünmemek mümkün mü?”

Bir martı uçtu kafamın üstünden, ben bir anda gülmeye başladım. Çünkü düşündüm ki, belki de Atatürk’ün sevdiği şarkılar üzerinden biz kendimizi ifade ediyoruz. Yani şarkının kendisi değil, onun sembolü önemli.

Kendi Kendime Gülmek: İzmir Gençliği

Arkadaş ortamında espri yapmak benim için bir tür refleks. Ama bazen esprilerim o kadar “meta” oluyor ki insanlar anlamıyor. Örneğin, “İki Keklik Atatürk’ün sevdiği şarkı mı?” dediğimde, biri ciddi bir yüz yaptı. İşte o anda benim için günün en komik anı başladı. İçimden şöyle geçiyor:

— “Adam ciddi, ben gülüyorum, ama ciddi olmak için bile komik bir sebep var.”

Böyle anlarda kendime laf atmayı da seviyorum: “Abi, sen tam bir karma, hem komik hem fazla düşünüyor.” Ama sanırım bu karma yapısı, yazdığım her blog yazısına da yansıyor. Okur olarak sen de bunu hissediyorsun değil mi?

Müziğin ve Mizahın Kesişimi

Sonuç olarak, “İki Keklik Atatürk’ün sevdiği şarkı mı?” sorusu sadece bir şaka değil. Aynı zamanda günlük hayatın küçük, eğlenceli ve düşündürücü anlarının bir sembolü. İzmir’de bir banka oturup kahve içerken, martıları izlerken, arkadaşla tartışırken… işte o anlarda müzik ve mizah iç içe geçiyor.

Kendi kendime son bir diyalog:

— “Yani senin kafan neden hep böyle küçük ama derin sorularla dolu?”

— “Çünkü bazen cevaplar değil, sorular insanı gülümsetir.”

Ve evet, belki Atatürk gerçekten “İki Keklik”i sevdi, belki de hiç duymadı. Ama bu soruyu sormak ve gülmek, benim gibi düşünen herkes için bir ritüel.

Gündelik Hayatta Küçük Mutluluklar

İzmir’in rüzgârında yürürken, arkadaşlarla espri yaparken, kahvemi yudumlarken fark ettim ki hayat bazen gerçekten küçük şeylerle güzel: bir martının gülüşü, bir arkadaşın şaşkın bakışı, ve tabii ki “İki Keklik Atatürk’ün sevdiği şarkı mı?” sorusu.

Hani derler ya, “Mutluluk detaylarda gizlidir.” İşte bu detaylar bazen en saçma, en komik sorularda saklı. Ben de bu soruyu sorarken hem güldüm hem düşündüm. Ve sen de okurken hem güldün hem düşündün, değil mi?

Sonuç olarak, hayat bazen ciddi sorular ve saçma şakaların bir karışımı. Ve işte tam da bu karışım, İzmir’de 25 yaşında, espri yapan ama her şeyi fazla düşünen bir gencin günlük hayatı.

İzmir rüzgârı hâlâ saçlarımı savuruyor ve ben bir kez daha düşünüyorum: “İki Keklik Atatürk’ün sevdiği şarkı mı?” Belki cevabı yok, belki de cevap gülmek.

Radyoumut okurlarıyla “Keklik kaç TL” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet girişTürkçe Forum